<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
	<rss version="2.0"
		xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
		xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
		xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
		xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"

			>

	<channel>

		<title>Sağlık Sever &#187; Tüm yazılar</title>
		<atom:link href="http://www.sagliksever.com/forum/saglik-sorunlari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
		<link>http://www.sagliksever.com/forum/saglik-sorunlari/feed</link>
		<description></description>
		<lastBuildDate>Sat, 05 Aug 2023 23:37:10 +0000</lastBuildDate>
		<generator>https://bbpress.org/?v=2.6.6</generator>
		<language>tr</language>

		
		
					
				<item>
					<guid>http://www.sagliksever.com/konu/fistul-kansere-cevirir-mi#post-4069</guid>
					<title><![CDATA[Fistül kansere çevirir mi?]]></title>
					<link>http://www.sagliksever.com/konu/fistul-kansere-cevirir-mi#post-4069</link>
					<pubDate>Sun, 17 Jul 2016 09:49:05 +0000</pubDate>
					<dc:creator>mgunalp</dc:creator>

					<description>
						<![CDATA[
						<p>Nadiren de olsa fistül hastalığı çok uzun yıllar (yaklaşık 8-10 yıl dan fazla) devam ederse devamlı fistül olan bölgede oluşan tahribat sonucu kanser gelişebilir.</p>
<p>Bundan dolayı oluşan şikayetlerin önce bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Başkalarının kullandığı ilaçlar veya doktor kontrolünde olmadan, eczanelerden gelişi güzel temin edilen ilaçlar zaman kaybına neden olabilir.</p>
						]]>
					</description>

					
					
				</item>

			
				<item>
					<guid>http://www.sagliksever.com/konu/kil-donmesi-kendiliginden-iyilesir-mi#post-4068</guid>
					<title><![CDATA[Kıl dönmesi kendiliğinden iyileşir mi?]]></title>
					<link>http://www.sagliksever.com/konu/kil-donmesi-kendiliginden-iyilesir-mi#post-4068</link>
					<pubDate>Sun, 17 Jul 2016 09:47:44 +0000</pubDate>
					<dc:creator>mgunalp</dc:creator>

					<description>
						<![CDATA[
						<p>Tespit edildiği anda tedavi edilmesi gerekir. Çünkü kıl dönmesi kendiliğinden iyileşmez; aksine hastalıklı alan zamanla büyür ve ihmal edildiğinde daha geniş bir alanı tutarak, ameliyatta daha geniş bir cilt ve cilt altı dokusunun çıkarılması gerekebilir. </p>
<p>Kıl dönmesinin temel tedavisi ameliyat ile hastalıklı alanın çıkarılmasıdır. Uygun hastalarda bazı kimyasal maddelerin kullanıldığı ameliyat dışı uygulamalar da kullanılabilir. Ancak eğer apse oluşursa hızla cerrahi yöntemle apsenin boşaltılması gerekir. Apse gelişmeden hekime başvurulursa kalıcı ameliyat planlanır. </p>
<p>Sanılanın aksine kıl dönmesi ameliyatı sonrası hastaların uzun süre yüzüstü yatması gerekmez. Bu istirahat süresi içinde hasta istediği gibi yatabilir, gezebilir, 48 saat sonra banyo yapabilir. Ameliyattan 3-5 gün sonra günlük işlerine geri dönebilir. Ameliyat sonrası kuyruk sokumu bölgesinin kuru ve kılsız tutulması gerekir. </p>
<p>Bu amaçla tüy dökücü kremlerle veya lazer epilasyon ile kıl temizliği faydalıdır. Uygun seçilmiş tedavi yöntemi ve deneyimli ellerde sanıldığı kadar tekrarlama görülmez. Tekrarlamaların bir kısmı pansumanlar ile tedavi edilebilir.</p>
						]]>
					</description>

					
					
				</item>

			
				<item>
					<guid>http://www.sagliksever.com/konu/kil-donmesi-en-guvenilir-tedavi-yontemi#post-4067</guid>
					<title><![CDATA[Kıl dönmesi en güvenilir tedavi yöntemi]]></title>
					<link>http://www.sagliksever.com/konu/kil-donmesi-en-guvenilir-tedavi-yontemi#post-4067</link>
					<pubDate>Thu, 14 Jul 2016 08:37:05 +0000</pubDate>
					<dc:creator>mgunalp</dc:creator>

					<description>
						<![CDATA[
						<p><strong>Kıl dönmesi tanısında fizik muayene yeterli mi?</strong><br />
Kıl dönmesi tanısı konurken fizik muayene yeterli olmaktadır. Çünkü kıl dönmesi bakıldığında çok bariz kendini belli eden bir rahatsızlıktır. Tanı koyarken, Intergluteal sulkus dediğimiz kuyruk sokumunun olduğu bölgede eğer bir iki tane delik ya da içeri girmiş olan kıl taneleri görürsek bu basitçe anlaşılabilir. Onun için ardından ekstra ultrason ve MR çekip kistin büyüklüğü ne kadardır diye incelemeye gerek yoktur. Yalnızca kıl dönmesinde fizik muayene yeterli olup ekstra tahlil ve görüntüleme yöntemlerine gerek yoktur.<br />
<strong><br />
Kıl dönmesi en güvenilir tedavi yöntemi</strong><br />
Kıl dönmesinde en güvenilir yöntem açık bırakma yöntemidir. Yani ameliyat olarak düşünülürse detaylı bir şekilde tamamen kisti alınıp sonrasında da seconder iyileşmeye yani kendiliğinden iyileşmeye bırakılmaktadır. Orada da yaklaşık kayısı büyüklüğünde bir alan oluşmaktadır. Ve bu alanın kendi kendini iyileştirmesi beklenmektedir. Kistin alındığı bölge 40-50 gün boyunca devamlı pansumana ihtiyaç duyar. Bu tekrar etme, iyileşme olasılığı açısından en başarılı olan açık bırakma yönteminin hasta açısından konforu çok düşüktür. Hasta devamlı pansuman olduğu için, iltihaplanma riski taşıyor. Bundan dolayı da çok rağbet gören bir yöntem değildir ama nüksü en düşük yöntem bu yöntemdir.</p>
<p><strong>Kıl dönmesi modern yöntemler </strong><br />
Kıl dönmesi tedavisinde teknolojinin de ilerlemesiyle birlikte bir çok yeni yöntem karşımıza çıkmaktadır.<br />
Micro sinüsoktami denilen, kisti olabildiğince küçük çıkartıp sinüslerin alınıp fenolle yıkanması ve kist duvarının etraflıca kayısı büyüklüğünde değil de bir fasulye tanesi büyüklüğü kadar açma yöntemleri daha ön plandadır.<br />
Biz daha çok rahatsızlık olan bölgeyi minimal açıp problemli olan dokuyu alıyoruz ve aldıktan sonra o bölgenin iyileşmesini takip ediyoruz. Tedavisi yapılan bölgeye dikiş bile atmıyoruz. Aslında bir nevi yapılan iş açık bırakma yöntemine benziyor. Çünkü bizim yaptığımız yöntemde de dikiş yok ama biz kayısı büyüklüğünde açmıyoruz ufak fasulye gibi açıyoruz. Böylelikle bölgenin kendi kendini toparlaması çok daha kolay ve çok daha çabuk oluyor. Çık bırakma yöntemiyle yaranın 40-50 gün iyileşmesi beklenirken micro sinüsoktomi yönteminde bu süre  15-20 güne inmektedir. Açık bırakma yönteminde olduğu gibi çok sık kontrol etmeye gerek yoktur. Her gün açık bir yarayı pansuman ettirmek yerine biz haftada 1 ya dal 10 günde bir hastayı kontrole çağırarak o bölgenin iyileşmesini takip ediyoruz. Aslında bizim yaptığımız yöntemde yani son çıkan yöntemlerde amaç iç tarafı eritmek, kılları eritmek ve normal doku almamak üzerine kuruludur. Eğer normal dokuyu çok fazla almazsanız yara daha çabuk iyileşir.<br />
Hastalara bu tedaviyi anlatırken elmanın çürüğü gibi düşünmeleri gerektiğini söylüyoruz. Yaptığımız tedavinin özünde, çürük olan kısmın etrafından dönüp normal doku almadan yalnızca çürük kısmı alıyoruz ardından bu iyileşmeyi takip ediyoruz. Ama diğer tedavilerde tüm çürük alanı ve güvenli alan alınmaktadır. Bu tabii ki yanlış bir yöntem değil ama çok büyük bir alanı çıkardığı için ameliyatın boyutu büyük olup komplikasyonların oluşması oranı daha yüksek olmaktadır. Büyük ameliyatın iyileşme süresi de uzun süre vakit almakla birlikte hasta narkoz alıyor ve iş gücü kaybı düşüyor. Fakat tedaviyi micro sinüsoktomi ile yaptığımızda anestezi verip çürük olan kısmı, problemli dokuyu alıyoruz ve o iyileşmeyi takip ediyoruz. Açılan doku küçük oldu için lokal anestezi yapıyoruz ve takibini kolaylaştırıyoruz. Ayrıca müdahale edilen alan küçük olduğu için de yara çabuk kapanmaktadır.</p>
						]]>
					</description>

					
					
				</item>

			
				<item>
					<guid>http://www.sagliksever.com/konu/hemoroide-ameliyatsiz-cozum#post-4053</guid>
					<title><![CDATA[Hemoroide ameliyatsız çözüm]]></title>
					<link>http://www.sagliksever.com/konu/hemoroide-ameliyatsiz-cozum#post-4053</link>
					<pubDate>Fri, 24 Jun 2016 18:51:19 +0000</pubDate>
					<dc:creator>mgunalp</dc:creator>

					<description>
						<![CDATA[
						<p>Kişilerin genellikle şikayetlerini rahat dile getirmemesi yüzünden doktora başvurulduğunda hastalık genellikle ileri safhada olmaktadır.</p>
<p>Hemoroidlerin anal kanalda yerleşmiş damarsal yapılar olduğunu, bu dokuların sağlam ve sağlıklı kişilerde de mevcut olduğunu vurgulayan &#8220;Yunanca&#8217;da &#8216;akan kan&#8217; anlamına gelen hemoroidal hastalık halk arasında hemoroid, basur, makatta meme gibi değişik isimlerle anılır. Anal kanalın (makat) sık görülen hastalığıdır. Özel bir bölgenin hastalığı olması ve geleneksel kültürümüzde bu bölge ile ilgili şikayetlerimizi rahat dile getiremeyişimiz nedeni ile doktora başvurulduğunda hastalık genellikle ileri safhada olmaktadır.Hemoroidler anal kanalda yerleşmiş damarsal yapılardır ve bu dokular sağlam ve sağlıklı kişilerde de mevcuttur. Anal kanalda elastık dokusu ile bir kapak gibi davranarak kapanmaya yardımda bulunduğu, dışkının tutulmasında bir sensör gibi davranarak dışkılama hıssının oluşmasında rol aldığı düşünülmektedir.&#8221;</p>
<p>Hastaların herhangi bir anorektal hastalığı genellikle hemoroid olarak adlandırdığına dikkat çeken,  &#8220;Hastalar herhangi bır anorektal hastalığı genellikle &#8216;hemoroid&#8217; olarak adlandırmaktadır. Araştırmalar bu kişilerin ancak yüzde 10-36&#8217;sında hemoroidal olduğunu diğer yarısında başka bir problemin (fistül, fissür, apse, kanser gibi) olduğunu göstermiştir. Hemoroid hastalığının tanısı proktolojı masasında rektal muayene ve anoskopi yardımıyla konur. Ayırıcı tanıda anal fissür, pelvik organ prolapsusu (sarkması) ve en önemlisi inflamatuar barsak hastalıklarının ve rektal kanserin kesin ayırıcı tanısının yapılması gerekir.&#8221;</p>
<p><strong>İKİ TÜRLÜ HEMOROİD VARDIR</strong></p>
<p>Hemoroidin iki türlü olduğunu belirten sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;İç hemoroidlerin belirgin hale gelmesi ile dışkılama sırasında kanama (bu kanama dışkıda çizgi şeklinde kırmızı renkte olabileceği gibi, dışkılama sonunda damla damla şeklinde damlama, bir damar kesilmiş gibi fışkırır tarzda kanama) oluşur. Anüsten dışarıya doğru meme oluşur, makatta dolgunluk hissi, gerginlik hissi oluşması, şişkinhemoroid pakelerinin anüs çevresinın nemli kalmasına neden olacaği için kaşıntıya yol açabilir. Diş hemoroidlerde kan pıhtılaşmasına bağlı anüs çevresinde fındık tanesi ile ceviz tanesi boyutuna kadar değişen büyüklükte bir şişlik oluşur ve şiddetli ağrı hissedilir.&#8221;</p>
<p><strong>KABIZLIK VE BARSAK DÜZENSİZLİĞİNİN ANA NEDENİ TEDAVİ EDİLMEZSE HEMOROİDAL HASTALIĞIN TEDAVİ EDİLME ŞANSI YOKTUR</strong></p>
<p>&#8220;Kabızlık ve barsak düzensizliğinin ana nedeni tedavi edilip önlenmezsehemoroidal hastalığın tedavi edilebilme şansı yoktur&#8221; diyen kabızlık ve kronik ishal, gebelik, genetik (ailevi faktörler), dışkılama sırasında ıkınma alışkanlığının hemoroid (basur) damarlarının genişlemesine ve dışarıya doğru itilmesine neden olduğunu söyledi.</p>
<p>Konstipasyon ve düzensiz barsak alışkanlığının bu hasta grubunda oldukça sık görüldüğünü anlatan sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Özellikle aşırı ıkınma hemoroidal hastalığın başlıca nedeni olur. hastaların büyük bir kısmında beslenme ve kültürel alışkanlıklar kabızlığın temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle eşlik eden konstıpasyon (kabızlık) ve düzensiz barsak alışkanlığının düzeltilmesi, hemoroidal hastalığın önlenmesi ve tedavi edilmesinde önemlidir. Kabızlık ve barsak düzensizliğinin ana nedeni tedavi edilip önlenmezse unutulmamalıdırkı hemoroidal hastalığın tedavi edilebilme şansı yoktur. </p>
<p>Kabızlığın geçiştirilmesi, düzensiz beslenme, tuvalette aşırı ıkınma ve fazla zaman geçirme gibi (gazete okuma, kitap okuma, bulmaca çözme gibi) davranış biçimlerininin düzenlenmesi gerekir. Biz sıklıkla hastaların anlatılanları hafızasında tutabilmelerine yardımcı olabilmesi amacıyla posalı beslenme ve tuvalet eğitimi ile ilgili bilgilerin listesinin yazılı verilmesi taraftarıyız. Defekasyon (dışkılama) ile ilgili devam eden uzamış şikayetler durumunda ileri tetkik ve tedaviye ihtiyaç duyulmalıdır. Amaç sadece hemoridal hastalığı tedavi etmek değil, altta yatan olası bir problemi (kanser ya da iltihabı barsak hastalığı, fissür vb) ortaya çıkarabilmek olmalıdır.&#8221;</p>
<p><strong>Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi</strong><br />
Ameliyatsız hemoroid tedavisinde süre 3-5 dakikadır, ağrı minimaldir, tedavi uygulandıktan sonra hasta sosyal yaşamına devam edebilir ancak aynı şeyi klasik cerrahi yöntem için söyleyemeyiz. Çünkü klasik yöntem uygulandıktan sonra istirahat süresi uzundur,hasta günlük sosyal yaşamına 10 gün gibi bir sürede devam edebilir.</p>
<p>Ameliyat sonrası ağrı oranı, hastanede kalış süresi ve komplikasyonlar açısından ameliyatsız hemoroid tedavisi daha tercih edilir bir yöntemdir. İyileşme ameliyatsız hemoroid yönteminde daha hızlıdır, narkoz riski ve ameliyat stresi yoktur ancak klasik cerrahi yöntem narkoz riski taşımaktadır.</p>
<p>Klasik cerrahi yöntem, genel anestezi yani narkoz ve hastanede yatış gerektirir. Ancak ameliyatsız hemoroid yönteminde hasta muayeneye geldiği aynı gün içinde tedavisi de gerçekleştirilir ve günlük rutinine döner. Hemoroidler, anal kanalın üst kısmında genişlemiş damar yumaklarıdır. Halk arasında &#8220;basur&#8221; ya da &#8220;mayasıl&#8221; olarak da bilinir. Makattan kan gelmesi, makatta ağrı ve ele gelen şişlik, akıntı, makatta ıslaklık hissi ve kaşıntı ile kendini gösterebilir. İç ve dış hemoroidler olarak ikiye ayrılır. Zamanla anal kanalda yerleşen genişlemiş toplardamar yumakları makatın dışına doğru çıkarak kendini gösterir.</p>
<p>Genel Cerrahi Uzmanı<br />
Op. Dr. Yasir Gözü<br />
Kaynak Avrupa Cerrahi</p>
						]]>
					</description>

					
					
				</item>

			
				<item>
					<guid>http://www.sagliksever.com/konu/gunumuzde-sik-rastlanilan-hastalik-kil-donmesi#post-4040</guid>
					<title><![CDATA[Günümüzde Sık Rastlanılan Hastalık: KIL DÖNMESİ]]></title>
					<link>http://www.sagliksever.com/konu/gunumuzde-sik-rastlanilan-hastalik-kil-donmesi#post-4040</link>
					<pubDate>Mon, 20 Jun 2016 12:25:53 +0000</pubDate>
					<dc:creator>mgunalp</dc:creator>

					<description>
						<![CDATA[
						<p>Tıp dilinde &#8216;pilonidal sinus&#8217; olarak adlandırılan kıl dönmesi hastalığı ile ilgili özellikle yaz aylarında daha fazla özen gösterilmesi gerekmektedir.<br />
Kıl dönmesi, bir kıl hastalığıdır. İki kalça arasındaki oyuntuda bulunan ve sırt, ense, saç derisi gibi bölgelerden dökülerek gelen kılların, derinin içine gömülmesi, derine uzanan bir kistik yapı oluşturması ve bazen burada iltihaba yol açması ile oluşan bir hastalıktır.</p>
<p>Kıl dönmesi hastalığı, erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülmektedir. Bu hastalık sessiz ilerlemesiyle beraber, kıllı ve uzun süre oturarak iş yapanlarda daha sık görülür</p>
<p>KİŞİSEL TEMİZLİĞİNİZİ İHMAL ETMEYİN<br />
Özellikle yaz aylarında kıl dönmesi hastalığından korunmak için mutlaka hijyen kurallarına uymalısınız. Ancak sadece hijyen kurallarına uymak, sizi kıl dönmesi hastalığından korumaz. Bu kurallara uymak sizin kıl dönmesi hastalığına yakalanma riskinizi oldukça düşürmektedir. Çünkü kıl dönmesinin oluşumunda aşırı kilo ve terleme gibi faktörler de oldukça etkilidir.</p>
<p>Kıl dönmesi hastalığına neden olan diğer etkenler ise kuyruk sokumunda çatlak, yarık ya da yara izi olması, uzun süre oturma sonucu oluşan travma, derinin uzun süre terli ve nemli kalması kıl dönmesinin oluşumunu kolaylaştırır.</p>
<p>KIL DÖNMESİ HAYATINIZI TEHDİT EDEN BİR HASTALIK DEĞİL</p>
<p>Kıl dönmesi hastalığı genellikle hayati tehdit içeren bir durum değildir. Ancak aktif yaşamda yer alan, genç insanlarda zaman ve verim kaybına yol açtığı için önem taşımaktadır. Ayrıca tekrarlaması nedeniyle, doğru tedavi uygulanmayanlarda ve yanlış alışkanlıkların devamında çekilen sıkıntı, kaybedilen iş gücü ve kişisel hijyen problem yaratmaktadır.</p>
<p>AĞRI, ŞİŞLİK, KAŞINTI.</p>
<p>Hastalık, kişinin kendi göremeyeceği bölgede olduğu için sebep olduğu şikayetler sonucunda kendini farkettirir. Bu şikayetler akıntı, ağrı, şişlik, kaşıntı ve kokudur. İnsanlar hastalığı genellikle küçük bir sivilce olarak değerlendirip kendiliğinden iyileşmesini beklerler. Kuyruk sokumu bölgesine bakıldığında orta çizgide çok küçük delikler, şişlik görülebilir; nadiren hiç delik olmadan da hastalık gelişebilir.</p>
<p>Yaşanan bu sıkıntılar sonucunda enfeksiyon şiddetli olursa ateş, halsizlik ve bulantıya da yol açabilir. Hastalık, birçok değişik tablo ile karşımıza çıkabilir.</p>
<p>Çağımızda sıklıkla karşılaşılan kıl dönmesi hastalığının tedavisi, hastanın detaylı muayenesinden sonra doğru tedavi yönteminin tespitiyle ameliyatsız yöntemlerle gerçekleştirilebilir.</p>
						]]>
					</description>

					
					
				</item>

			
				<item>
					<guid>http://www.sagliksever.com/konu/gebelikte-hemoroid-rahatsizligi#post-4039</guid>
					<title><![CDATA[Gebelikte Hemoroid Rahatsızlığı]]></title>
					<link>http://www.sagliksever.com/konu/gebelikte-hemoroid-rahatsizligi#post-4039</link>
					<pubDate>Mon, 20 Jun 2016 12:23:35 +0000</pubDate>
					<dc:creator>mgunalp</dc:creator>

					<description>
						<![CDATA[
						<p>Gebelik, hemoroid (basur) oluşumunu hızlandıran bir dönemdir. Bu dönemde kan basıncının artmasına bağlı olarak büyüyen rahim ana damarlara baskı yapar. Basıya bağlı hemoroidal damarlarda büyüme-dolgunluk oluşabilir. Progesteron hormonunun damarlardaki düz kasları gevşetici etkisinden dolayı bu büyüme-dolgunluk oluşumu daha kolay hale gelir. Hamilelik ilerledikçe de rahmin, vücudun alt kısımdaki toplardamarlara uyguladığı baskı da artmaktadır. Bu da damarlarda dolgunluğa neden olmaktadır. Bunun sonucunda da hamilelikte hemoroid oluşmaktadır.</p>
<p>Gebelikte aynı zamanda kullanılan bazı ilaçlar da kabızlığa yol açarak hemoroid oluşumuna sebep olabilir.  Ağızdan demir tedavisi, mide şikayetleri sebebiyle kullanılan alüminyum içeren antiasitler kabızlığı arttırabilir. Büyüyen bebeğin karın içi basıncını arttırması da hemoroid oluşumunu hızlandıran bir faktördür.</p>
<p>Hamilelikte hemoroide yaklaşım</p>
<p>Gebelikte hemoroid yani basur tedavisi zorlu bir süreçtir. Çünkü hamilelik durumundan dolayı hasta her ilacı kullanamaz.</p>
<p>Oturma Banyosu-Çok sıcak olmamak kaydıyla ılık bir suda 15-20 dakikayı geçmeden oturmak rahatlama sağlayabilir.<br />
Gebelikte doktor tarafından önerilen fitiller ya da kremler aracılığıyla, hemoroidden kaynaklanan ağrı, şişlik, kaşıntı gibi şikayetler azaltılır.<br />
Doktor tarafından önerilen kabızlık önleyici ilaçlar kullanılabilir.<br />
Hemoroid bölgesi temiz tutularak ileri derece sıkıntılar engellenebilir.<br />
Tüm tedbirlere rağmen hemoroid sıkıntıları devam ederse cerrahi müdahaleden çok ameliyatsız tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.<br />
Gebelikte hemoroidden korunmak için dikkat edilmesi gerekenler</p>
<p>Sebze-meyve tüketimi<br />
Lifli ve posalı gıdalar tüketmek<br />
Acılı, baharatlı gıdaları az tüketmek<br />
Kepekli ekmek tercih etmek<br />
Günde minimum iki litre su içmek<br />
Doktorun önerdiği egzersizleri uygulamak<br />
Tuvalette uzun süre oturmaktan ve aşırı ıkınmaktan kaçınmak</p>
<p>En çok merak edilen konulardan biri de hemoroidin hamilelikten sonra geçip geçmediğidir</p>
<p>Gebeliğin sona ermesiyle karın içi basıncın normale gelmesi, hormonal etkinin ortadan kalkması ve damarlara olan basıncın azalması ile gebelikte dolgun olan hemoroidler sönerler ancak yok olmazlar. Şayet gebelik sonrası kabızlık, ishal, ıkınma gibi durumlar oluşursa hemoroid (basur) tekrar aktive olabilir.</p>
						]]>
					</description>

					
					
				</item>

					
		
	</channel>
	</rss>

