Nedir?

Deri hastalıkları içerisinde en çok konuşulanı olarak karşımıza çıkan sedef hastalığı tıpta ”Psoriasis” adıyla bilinmekte olup, bulunduğu yerde kızarıklık şeklinde kendini göstermekte olan ve zaman zaman ortaya çıkan müzmin bir hastalıktır. Bu hastalıkta derinin üst tabakasının kalınlaşıp büyümesine bağlı olarak kızarıklığın üzerinde kabuklanmalar görebilmek de mümkündür. Derinin kendini birkaç günde bir olmak üzere yenilediğini görebildiğimiz gibi derinin üzerindeki ölü hücre tabakasının da arttığını gözlemleyebiliyoruz. Vücudun hemen her bölgesinde karşımıza çıkabilecek olan sedef hastalığı daha çok dirseklerde, dizlerde, saçlı deride, bel bölgesinde ve tırnaklarda ortaya çıkmaktadır. Her hastada şiddetli görülmeyen hastalığın bazı hastalarda hafif seyrettiği görülebilmektedir. Tedavi edilebilir özellikteki hastalığın toplumda her yüz kişiden ikisinde görüldüğü söylenilebilir. Genç yaşlarda ortaya çıkma ihtimalinin daha fazla olduğunu söyleyebileceğimiz bu hastalığın ailede bulunuyor olması kalıtımsal olarak çocuklarda da görülebileceği anlamına gelmektedir. Mikroplar sebebi ile ortaya çıkmadığı için bu hastalığın bulaşıcı olmadığı görülür. Bu sebeple de sedef hastalığı bulunan bir kişi ile temas halinde bulunmanın herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır.

Nedenleri

Sedef hastalığı kesinlikle şu sebeple ortaya çıkar demek mümkün değildir. Kesin nedeni belli olmayan bu rahatsızlığın ortaya çıkmasında pek çok farklı etkenin rol oynadığını söyleyebiliriz. Kalıtımsal sebepler bu hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyen en önemli etkendir. Ancak kalıtımsal olsun ya da olmasın bu rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebep olan pek çok farklı etken karşımıza çıkmaktadır. Bu etkenlerin geneline baktığımız zaman ise bunların daha çok psikolojik etkenler olduğunu görebiliyoruz. Bu etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Sıkıntı, depresyon
  • Gerginlik
  • Ani şoklar
  • Sevgi yoksunluğu
  • Anne-çocuk ilişkisinde görülen bozukluklar
  • Diş çürüğü
  • Bademcik iltihabı
  • İdrar yolları iltihabı gibi mikrobik odak ve sürtmeler
  • Çarpma
  • Kaşıma gibi deriyi zedeleyen davranışlar
İlginizi çekebilir  Kabızlık Nedir, Nasıl Geçer, Nedenleri Nelerdir?

Sedef hastalığı kesinlikle bu sebeplerle ortaya çıkar diyemeyiz. Bu sorunları yaşayan her insanda da hastalığın çıkacağını söyleyemeyiz. Ancak bu rahatsızlıktan muzdarip olan kişilerin çoğunluğuna bakacak olduğumuz zaman bu etkenlerin hastalık ilk görüldüğü zaman tetikleyici unsur olarak var oldukları görülmektedir. Bahsi geçen tetikleyiciler dışında sanıldığının aksine karaciğer ya da başka bir organla veya yenilen yiyeceklerle hastalığın ortaya çıkışının bir ilgisi bulunmamaktadır. Ancak çok istenildiği halde yenemeyen bir yiyecek sebebi ile yaşanan psikolojik sıkıntı rahatsızlığı tetikleyebilmektedir.

Belirtileri

Sedef Hastalığı Belirtileri
Sedef Hastalığı Belirtileri

Değişik şekillerde ortaya çıkabilen bir rahatsızlık olan sedef hastalığı her kişide farklı bir görüntüye sahip olabilmektedir. Özellikle çocuklarda, yetişkinlerde ve yaşlılarda farklı özellikleri bulunduğu görülür. Çocuklara baktığımızda kırmızı renkli ve kepekli belirtilerin, yetişkinlerde daha fazla olduğu görülmektedir. Yetişkinlerde kabarıklıkların giderek daha da genişlediğini ve kabuklanmalar meydana geldiğini görebiliyoruz. Yaşlılara baktığımız zaman diğer yaş aralıklarına nazaran daha şiddetli belirtiler görebiliyoruz. Yaşlılarda derinin daha kalın hale gelmesi söz konusudur.

Bu hastalıkta derinin sınırları belli olan pembe renkli bir plakla karakterize olduğunu ve yüzeyinde de gümüş renginde kabarıklıkların yer aldığını görebiliyoruz. Bu oluşumun kuru bir yapısı olması kaşınması durumunda noktalar halinde kanamasına neden olacaktır. Deriye elinizi sürttüğünüz zaman toz gibi olmasının yanı sıra tırnak yüzeyinde görülmesi durumunda küçük çukurlanmalar görülür ve tırnak yatağından ayrılır. Bu durumda kalınlaşan ya da kırılan tırnaklar ortaya çıkabildiği gibi tırnakta sararmalar da görülebilmektedir. Kasıklarda, genital bölgede, koltuk altında da görülebilen bu hastalığın geçici olarak tedavisi bulunmakla beraber kalıcı bir tedavisi bulunmamaktadır.

Tedavisi

Sedef hastalığının doğru şekilde tedavi edilebilmesi için öncelikle doğru tanının konulması gerekir. Pek çok kişi egzama gibi deri hastalıklarını da sedef zannettiğinden dolayı uzman bir doktorun bu tanıyı koyması ve yapılan fiziki muayene ile hastalığın teşhis edilmesi gerekmektedir. Deriden alınan parça üzerinde yapılan tetkikler sayesinde hastalığın tanısı koyulabilmektedir. bu hastalığın kesin olarak nedeni belli olmadığı için köklü bir tedavisi de bulunmamaktadır, ancak hastalığın şiddeti, nasıl ilerlediği, vücudun neresinde ortaya çıktığı gibi unsurlar göz önünde bulundurularak uygun bir tedavi uygulandığı zaman kontrol altına alınabilmektedir.

Kronik bir rahatsızlık olan sedef hastalığı hastanın yaşamını olumsuz yönde etkilediği için kontrol altına alınması gerekir. Hastalık tedavi edilirken amaç derinin dökülmesinin önüne geçmek ve iltihap oluşumunun azalmasını sağlamaktır. Uzman doktorun vermiş olduğu losyon ve kremlerin kullanımıyla kaşıntının ve deri üzerinde meydana gelen kabarıklığın giderilmesi sağlanır.

İlginizi çekebilir  Dış Gebelik Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Bunun yanı sıra doktorun vermiş olduğu ve deri üzerine uygulanması gereken bazı ilaçlara da kesinlikle uyulması gerekir. Eğer doktor gerek görürse “Fototerapi” adı verilen güneş ışığı da kullanılabilmektedir. Bu uygulama hastanede doktor kontrolünde yapılması gereken bir uygulamadır. Aksi takdirde fazla alınan güneş ışığı zarar verecek ve hastalığın şiddetini artırabilecek etkilere sahip olabilmektedir.

Sedef hastalığı tedavisi için en çok kullanılan yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkan ışık tedavisine baktığımız zaman sadece sedefli bölgeye uygulandığını ve bu sayede diğer deri bölgelerinde yan etkilerin oluşma ihmalinin ortadan kaldırıldığını görebiliyoruz. Ultraviole B ışını birkaç dakika olacak şekilde sedefli bölgeye verilen bu tedavi yönteminde seans sayısının kişiden kişiye değiştiği görülmektedir. Ayrıca bazı kişilerde seans sonrasında kızarıklık görüldüğü söylenebilir, ancak hasta normal yaşamına seanslar bitiminde rahatlıkla dönebilmektedir.

0