El-Ayak-Ağız Hastalığı

Sagliksever.com
14:24 1 Ocak 2017

El-Ayak-Ağız Hastalığı, en sık 5 yaş altı okul öncesi çocuklarında görülen viral bir hastalıktır. Erişkinlerde görülme sıklığı nadir olup daha çok hastalığı taşıyıcı olarak, hafif belirtiler ile geçirirler.

Nedenleri

El-Ayak-Ağız Hastalığının nedeni enterovirüs ailesinin sebep olduğu virüslerdir. En sık rastlanan Coxsackie virüs A16’dır. Ancak en çok salgınlara sebep olan virüs ise Enterovirus 71’dir.

Belirtileri

Hastalık ilk dönemde yüksek ateş ve sadece el ve ayaklarda küçük kırmızı döküntüler ile kendini gösterir

Hastalığın ilk belirtilerinin yüksek ateş ve bademcik de kızarıklık olmasından dolayı; faranjit, tonsillit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları ile çok sık karıştırılmakta ve bu durum tanı koyulmasını geciktirmektedir.

Hastalık ilk dönemde yüksek ateş ve sadece el ve ayaklarda küçük kırmızı döküntüler ile kendini gösterir. Ateşle birlikte çocuğun boğazında yanma, yutma güçlüğü ve kızarıklık söz konusu olduğundan ilk etapta acilde tonsillit (bademcik iltihaplanması) tanısı koyularak antibiyotik başlanır. Ancak viral bir enfeksiyon olan El-Ayak-Ağız Hastalığının tedavisinde antibiyotikler gereksizdir.

Hastalığın 2. evresinde ateş başladıktan 2-3 gün sonra ağızdaki kırmızı lekeler yerini sulu ve ağrılı yaralara ( aft) bırakır. Ağızdaki bu döküntüler giderek artarken yüksek ateş devam etmektedir. 1-2 gün sonra ise el ayaları ve ayak tabanındaki yok denecek kadar az olan minik kırmızı lekeler artık döküntüler halinde çoğalır, hatta su toplamaya başlar. Bu aşamada ise aileler su çiçeği endişesiyle tekrar hekime baş vurur.

Deri döküntüleri ilerleyen günlerde el ve ayaklar ile sınırlı kalmayıp dizler, dirsekler, kalça arası ve genital bölgede de görülür.

Tanısı

El-Ayak-Ağız Hastalığı boğaz enfeksiyonları ve su çiçeği ile sık sık karıştırılmakta olup tedavinin doğru yapılabilmesi için bu hastalıklar ile ayrımın çok iyi yapılması gerekmektedir. Bu nedenle hastadan iyi bir anamnez (öykü) alınmalı ve belirtilerin başlama zamanı, döküntülerin yeri ile ilgili doğru bilgiler verilmelidir. Laboratuvar tahlili olarak ise boğaz sürüntüsü, burun sürüntüsü, gaita (dışkı) tahlili ve döküntülerden alınacak sürüntülerde virüsün tespit edilmesi ayırıcı tanıdır.

Bulaşıcı mıdır?

El-Ayak-Ağız Hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır ve daha çok sonbahar ve yaz aylarında salgın haline gelir. Hastalığa sebep olan virüsler boğaz salgıları, burun salgıları, gaita (dışkı) ve deri döküntülerinin içindeki sıvılarda yer almaktadır. Bu nedenle bulaşma yolları; solunum yolu, tükürük, dışkı teması ve hasta yada taşıyıcı birey ile yakın temastır. Özellikle okul öncesi dönem kreş çocukları risk grubudur. Hastalığın daha çok ilk haftalarında bulaşıcılık oranı yüksektir. Hastalar iyileştikten bir süre sonrada taşıyıcılıkları devam eder.

Korunma yolları

Korunmada en önemli faktör hijyen kurallarına dikkat etmektir. Bebeklerde bez değişimi öncesi ve sonrasında eller mutlaka yıkanmalıdır. Özellikle el hijyenine özen gösterilmeli ve çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Salgın dönemlerinde ise özellikle kreşlerde ki tuvalet ve ortak kullanım alanlarının hijyen kuralları çerçevesinde temizliğine özen gösterilmeli, gerekirse dezenfekte edilmelidir. Ortam sık sık havalandırmalı ve mümkünse güneş alması sağlanmalıdır.

Hastalığın bulaşıcı olması ve iyileşme döneminden sonra da taşıyıcılığın devam etmesi nedeniyle hasta bireylerin iyi izole edilmesi gereklidir. Çocuğun tüm kişisel eşyaları, iç çamaşırı, çorap, oyuncaklar, yatak çarşafları, yiyecek kapları, tuvaletler dezenfekte edilmelidir. Dezenfeksiyon işlemi sabunlu su ile yıkandıktan sonra seyreltilmiş çamaşır suyu ile yapılmalıdır.

Tedavisi

Viral kökenli bir hatalık olması sebebiyle El-Ayak-Ağız Hastalığının spesifik bir tedavisi yoktur. Sadece semptomları hafifletme yönünde tedavi verilebilir ve antibiyotik kullanmak gereksizdir. Yoğun ağrıdan dolayı ağrı kesiciler ve inatçı yüksek ateş için de ateş düşürücüler kullanılabilir. Yine ağız içi yaraların ağrılarını hafifletmek adına ağız içi solüsyonlar kullanılabilir. Hastalığın aşısı yoktur.

Sonuçları

Hastalık sonucunda bebekler emme ve yutma güçlüğü sebebiyle beslenme bozukluğu yaşarlar.

El-Ayak-Ağız Hastalığı çocukta ciddi bir ağrı ve stres yaratır. Bu dönemde besleme çok zorlaşacağından aileler için zor ve sancılı bir süreçtir. Özellikle bebekler emme ve yutma güçlüğü sebebiyle beslenme bozukluğu yaşayacağından dehidratasyon (sıvı kaybı) görülebilir. Çocuğun sıvı alımı desteklenmeli ve katı besin yemesi için zorlanmamalıdır. Dolayısıyla bu dönemde çocuğun beslenmesine Rejim 1 dediğimiz sıvı gıdalar; ayran, meyve suyu, çorba ile devam edilmelidir. Ağız içi yaraları tahriş edici; baharatlı, acılı, sıcak gıdalardan uzak durulmalıdır.

El-Ayak-Ağız Hastalığı çok nadir olarak menenjit veya ensefalite sebep olabilir.

Hastalık genelde 10-15 gün sonra belirtileri gerileyerek kendiliğinden iyileşecektir. Su toplayan döküntüler iyileşme döneminde kuruyarak deride soyulmalara neden olur. Bazı vakalarda tırnak düşmesi de gözlemlenmiştir. Döküntüler geride iz biırakmazlar. El-Ayak-Ağız Hastalığı tekrarlayabilen bir hastalıktır. Bu nedenle korunma bölümünde anlatılan hijyen kurallarına uygun davranılmadığında ve bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda tekrar tekrar ortaya çıkmaktadır.

1 Ocak 2017Sagliksever.com0



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Top