Migren

Sagliksever.com
21:01 3 Ocak 2017

Baş ağrısı, dünyada en sık görülen nörolojik bir durumdur. Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde baş ağrısından şikayetçi olmuştur. Migren, insanlığın en eski hastalıklarından biri olarak kabul edilir.

Nedir?

Migren, genellikle otonom sinir sisteminde meydana gelen işlevsel bir bozukluktan kaynaklanan, tek taraflı bir baş ağrısı türüdür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından iş yapamamaya yol açan hastalıklar arasında 19.sıraya; bayanları özelinde 12.sıraya yerleştirmiştir. Buna rağmen migren, halk sağlık problemi olarak görülmez.

Çeşitleri

Migren ağrısıı çeken bir kadın.

Migren, klinik olarak auralı ve aurasız olarak ikiye ayrılır. Auro terimi daha çok epilepsi hastalarının gördüğü duygusal halüsinasyonlar için kullanılır. Migren aurasında, sık rastlanan görme alanında parlak yıldızlar, kıvılcımlar, yanıp sönen ışıklar veya şimşekler olur.

Auralı migren, öncelikle görsel alan nöral fonksiyonlarında bir bozukluk ile başlar 1-2 dk içerisinde baş ağrısı, bulantı bazen de kusma ile devam eder. Baş ağrısı birkaç saat yada birkaç gün sürebilir.

Aurasız migren, ani başlayıp dakikalar içerisinde bulantı ve kusmanın da eşlik ettiği tek taraflı baş ağrısı olarak devam eder. Birkaç saat veya birkaç gün sürebilir.

Işık ve sese karşı her iki migren türünde de hassasiyet vardır. Baş hareketleriyle ağrı şiddetlenir. Hastalar genelde sessiz ve karanlık ortamı tercih ederler. Migrenin en karakteristik özelliği tek taraflı ve zonklayıcı bir ağrı olmasıdır.

Görülme sıklığı

Migrenin görülme sıklığı bayanlarda %13-25, erkekler de ise %4-8’dir. Sosyoekonomik seviyesi düşük olan toplumlarda daha sık görülmektedir. Genelde 30 yaş öncesinde görülen migren, daha çok ergenlik döneminde başlamaktadır.

Tanısı

Migren tanısı koymak için gözlenmesi gerekenler;

  • 6 aylık bir zaman diliminde en az 5 atak olmuş olması,
  • Baş ağrılarının birkaç saat ile birkaç gün arasında sürmüş olması,
  • Fiziksel aktiviteyle ağrının kötüleşmesi,
  • Zonklayıcı olması,
  • Tek taraflı olması,
  • Baş ağrısının gürültü veya ışık hassasiyetiyle ya da bulantı veya kusma ile ilişkili olması.

Tetikleyen etkenler

Bu alanda hastaların çok farklı ifadeleri olmaktadır. Yüzde yüz tetikler denilememekle beraber en sık ifade edilen etkenler şunlardır.

  • Migrenli bayanların %60’nda menstruasyon dönemi,
  • Stres, uyku ve yemek düzeni değişikliği,
  • Titreşen ışıklar, yüksek ses, keskin kokular gibi çevresel faktörler,
  • Nitritler (koruyucu madde içeren etler, sosisler),
  • Tiramin içeren gıdalar (Şarap, peynir),
  • Feniletilamin içeren besinler (Çikolata, sarımsak, soğan, kabuklu çerezler),
  • Alkol, tatlandırıcılar, turşular, turunçgiller muhtemel sebeplerdendir.

Tedavisi

Migren tedavisi için öncelikle migren ataklarından korunarak, migren ile yaşamayı öğrenmek gerekir. Migrenim tehlikeli bir hastalık olmadığını bilerek kendinizi rahatlatmanızda da fayda var. Bununla birlikte ilaç kullanımından önce yapılaması gerekenler;

  • Tetikleyen faktörlerin bilinmesi ve uzak durulması,
  • Uyku ve yemek düzenin sağlanması,
  • Düzenli egzersiz,
  • Relaksasyon teknikleri ile stersin kontrol altında tutulması.

Bu çerçevede bir günlük tutulması, tetikleyen etkenlerin ve ilaç kullanma sıklığının ortaya çıkmasını sağlar. Bu veriler doktorunuzun sizi daha doğru yönlendirmesini sağlayacaktır.

İlaç tedavisi

Migren ilaçları, uzman nöroloji hekiminin yapacağı muayeneye göre, nöbetlerin gelme sıklığına, şiddetine, etki alanına göre ve vücudun genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak reçete edilmektedir. Migren ilaçları hastanın şikayetlerini azaltmakta büyük fayda sağlamaktadır.

Çoğu migren hastası, muayene olmayı gereksiz olarak görmekte, nöbet dönemlerinde spesifik ağrı kesici ilaçlarla ağrısını gidermeye çalışmaktadır. Yapılan çalışmalar migren ilaçlarının büyük oranda migreni kontrol altında tuttuğu ve hastanın hayat konforunu arttırdığını göstermektedir.

Sık olmayan akut atak tedavilerinde NSAİ grubu Aspirin, Parasetemaol, Diklofenak, İbuprofen, Naproksen gibi nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar reçete edilir. Bulantı ve kusma içinse Klorpromazin ve proklorperazin tercih edilmektedir.

Eğer hastalarda ayda 2 veya daha sık atak gelişiyorsa ve basit ağrı kesicililer etkili olmuyorsa, Triptanlar kullanılmaya başlanır. Baş ağrısı başlamadan önce veya auralı migrende etkisizdirler.

Profilaktik (Önleyici) Tedavi

Haftada 2 günden fazla, tedavi gerektiren migren atağı geçiren hastalarda önleyici tedavi uygulanması gerekir. Migren ataklarının sıklığına, süresine ve neden olduğu harabiyet derecesine göre önleyici tedaviye başlanır.

Beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, antidepresanlar, serotonin antogonistleri bu amaçla kullanılan ilaçlardır.

Tedavi başlığında ifade ettiğimiz bütün yöntemler uzman doktorun yönlendirmesiyle kullanılmalıdır.

3 Ocak 2017Sagliksever.com0



İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Top