Bebek sahibi olmak çiftlerin büyük kısmının hayalidir. Bazen bu hayalin gerçekleşmesi doğal yollardan mümkün olmamaktadır. Bu noktada devreye giren tüp bebek, fiziksel nedenlerle bebek sahibi olamayan çiftlerin bebek sahibi olmasını sağlamaktadır. Bu konuya başvuru yapmadan önce bilgi sahibi olmak son derece önemlidir.

Nedir?

Tüp bebek, doğal yollarla bebek sahibi olma şansı çok az olan ya da olmayan çiftlerin üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemine verilen isimdir. Tüp bebek tedavisinde erkek ve kadına ait üreme hücreleri, vücut sıcaklığına sahip uygun bir ortamda 48 saat boyunca bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık olarak %50’lik kısmında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar yani embriyolar kadın rahmine yerleştirilerek işlem tamamlanmış olur. Bu yöntem, en fazla kullanılan ve yüksek yüzdeyle sonuç alınan tedavi şeklidir.

Tüp bebek tedavisi günümüzde mikroenjeksiyon tekniğiyle yapılmaktadır. Bu yöntemle baba adayından alınan spermlerin doğrudan yumurta içine verilmesi ve döllenme gerçekleştikten sonra anne rahmine transfer edilmesi sağlanmaktadır.

Kimlere Uygulanır?

Tüp bebek yönteminin uygulanması için çiftlerde şu problemlerin ortaya çıkması gerekmektedir:

  1. Sebebi belirlenemeyen kısırlık durumunda,
  2. İleri derecede polikistik over sendromu adı verilen yumurtalama bozukluklarında,
  3. Azospermide adı verilen sperm kalite bozukluklarında,
  4. Çikolata kistleri adı verilen Endometriyoma hastalığının görülmesi durumunda,
  5. Bağışıklık sistemine bağlı olan yani immunolojik kısırlık durumunda,
  6. Sperm sayısının herhangi bir nedenle yetersiz kaldığı durumlarda,
  7. 12 ay süreyle düzenli ve korumasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik sağlanamadığında uygulanmaktadır.

Uygulamalar

Tüp Bebek Uygulaması
Tüp Bebek Uygulaması

Bebek sahibi olmak ve bunu tüp bebek yöntemiyle yapmak isteyenler öncelikle bir tüp bebek merkezine başvurmalıdır. Sonrasında adaylarla ilk olarak değerlendirme tarzında bir görüşme yapılır. Tüp bebek tedavisinin uygulanması için hangi koşulların sağlanması gerektiğinden bahsedilir. Bu noktadan sonra gerekli olan tetkik planı hızlı bir şekilde hazırlanır. Sonrasında ayrıntılı jinekolojik muayene ve ultrasonografi uygulanır. Tüm tetkikler değerlendirilerek uygulamanın başarı şansı bebek sahibi olmak isteyen çifte anlatılır. Gerekli hazırlıkların ardından tüp bebek uygulaması başlatılır.

Tedavisi

Tüp bebek uygulamasında gerekli tetkikler yapıldıktan sonra bebek sahibi olmak isteyen çift uygunsa tüp bebek tedavisinin aşamalarına başlanır. Öncelikle normal şartlarda kadınların yumurtalaması için vücudun ürettiği hormonlar enjeksiyon ile hastaya uygulanır. Bu enjeksiyonun dozajı fazladır çünkü anne adayında bir siklusta birden fazla yumurta elde edilmesi amaçlanır. Gelişen yumurtalar sıklıkla ultrasonografi yöntemi ile kontrol edilir ve bu sırada kan tahlilleri de yapılır. Yumurtalar 18-20 mm boyutuna ulaştığında tek dozlu bir yumurta çatlatma enjeksiyonu uygulanır ve yumurtalama zamanı planlanır. Bu iğnenin ardından yaklaşık 36 saat sonra anestezi altında vajinal yoldan bir iğne yardımı ile yumurtalar toplanır.

Anne adayına yapılan işlemler devam ederken erkekten alınan sperm örneği özel işlemle uygun hale getirilir. Bu spermlerle birlikte anne adayından alınan yumurtalar laboratuar ortamında uygun koşullar sağlanarak döllenmesi sağlanır. Embriyo gelişimi sürekli olarak takip edilir. Bu takip işlemi sonrasında rahime tutunma ihtimali en yüksek embriyolar seçilerek özel kateterler yardımıyla anne adayının rahmine vajinal yoldan yerleştirilir. Bu sırada yüksek kaliteli olan embriyolar yine laboratuar ortamında dondurularak olası bir gebe kalamama durumu için uygun koşullarda saklanır.

İlginizi çekebilir  Ertesi gün hapı nedir? Etkileri, kullanımı ve sonrası nasıldır?

Dikkat Edilmesi Gerekenler

tupbebekkk
Tüp Bebekle Gebelik

Tüp bebek uygulamasının ardından gebelik olup olmadığı birkaç hafta içinde anlaşılmaktadır. Gebelik testi pozitif çıkan kişiler normal hamilelik sürecine göre daha dikkatli olmalıdır. Tüp bebek yöntemiyle hamile kalan anne adayları öncelikle beslenmelerine dikkat etmelidir. Özellikle ilk üç aylık dönemin riskli olacağı belirtildiğinden bu süreçte daha dikkatli olunmalıdır. Hızlı ve ani hareketlerden kaçınılmalı ve bol su tüketilmelidir.

Tüp bebek yöntemi ile hamile kalanlar alkol ve sigaradan uzak durmalıdır. Folik asit tüketimi mümkün olduğunca arttırılmalıdır. Bunun yanı sıra mümkün olduğu kadar tempolu yürüyüş yapılmalıdır. Özellikle ilk 3 aylık süreçte stresten mümkün olduğunca uzak durulmalı ve gerektiğinde psikolojik destek alınmalıdır. Ayrıca belirlenen periyotlarda kontrollere düzenli olarak gidilmeli ve operasyonu gerçekleştiren uzmanın tavsiyelerine dikkat edilmelidir.

Problemler

Tüp bebek tedavisine başlanmadan önce hastalar oluşabilecek bazı problemlere karşı uyarılmalıdır. Bugüne kadar uygulanan tüp bebek tedavilerinde şu sorunların biri ya da bir kaçı bazı hastalarda ortaya çıkmıştır:

  1. Yumurtalıklarda iyi huylu kist bulunan yani Polikistik Over Sendromu (PCO) bulunan hastalarda aşırı yumurtalamaya bağlı nefes almada zorlanma, karın içinde sıvı toplanması, damar içinde pıhtı oluşmasıyla akciğerin olumsuz etkilenmesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir,
  2. Tedavi sürecinde kullanılan ilaçlara karşı bazı alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir,
  3. Karın içi kanama sorunu görülebilir,
  4. Tedavi süresinde enfeksiyon riski bulunabilir,
  5. Anestezik uygulamalara karşı reaksiyon gösteren hastalarda bazı olumsuz durumlar ortaya çıkabilir,
  6. Psikolojik sorunlar artış gösterebilir.

Başarısız Deneme Nedenleri

Tüp bebek uygulamasında başarı elde etmek, bu yönteme başvuran her çiftin hayalidir. Bu konuda başarı oranını belirleyen hamile kalma oranı değil sağlıklı süren hamilelik belirlemektedir. Kliniklere göre başarı oranı %45’lera kadar varabilmektedir. Özellikle ilk denemede başarısız olunması son derece sık görülmektedir.

Başarısız tüp bebek denemeleri konusunda ilk neden tüp kanallarının tıkalı olmasıdır. Bunun yanı sıra embriyonun yapısındaki genetik bir bozukluk da başarısız olma nedenleri arasında yer almaktadır. Ayrıca ilaç verildikten sonra embriyonun çatlaması gerekirken bu durumun gerçekleşmemesi de önemli nedenler arasındadır. Kadın rahmi içindeki bozukluklar, birçok kadında görülen çikolata kistleri başarısızlıkta etkendir. Karın içindeki aşırı iltihaplanma durumu da nedenler arasında yer almaktadır. Sperm konusunda yaşanan sıkıntılar da etkendir. Hepsinin yanı sıra laboratuar ortamının düzgün olmaması ve yanlış tedavi uygulamaları başarısızlıkta etkendir.

İlginizi çekebilir  Hamilelikte ağız ve diş sağlığı

Başarısız tüp bebek uygulamasının ardından ultrasonografi, rahim filmi, kameralı rahim inceleme ve genetik tanı gibi yöntemlerle sorunun kaynağı tespit edilmelidir. Sorunun tam olarak tespit edilmesi yeniden tedavi açısından kritik öneme sahiptir.

Başarısızlık Sonrası Süreç

Tüp bebek tedavisi başarısız olursa umudunuzu kaybetmeyin. Başarısız uygulamanın ardından, bu başarısızlığın sebebine göre 1 ya da 2 ay içerisinde yeniden deneme yapılabilir. Başarısızlığa neden olan etken tam olarak anlaşıldığında buna yönelik tedavi uygulanır. Yaşı genç olan çiftlerde tedaviye yeniden başlama süresi biraz daha uzun tutulabilir ancak 35 yaş üzeri çiftlerde bir an önce yeniden tedavi denenmelidir. Bu süreçte psikolojik tedavi alınması da önerilmektedir. Sabırlı olmak ve araştırmaya devam etmek bu süreçteki anahtar aşamalardır.

Fiyatları

Tüp bebek uygulamasında en fazla gündeme gelen konu tüp bebek tedavisi fiyatlarıdır. Bu konuda belirleyici faktör başvurduğunuz tüp bebek merkezinin belirlediği fiyatlardır. Yani, fiyatlandırma ile ilgili tüm kurumları araştırarak buna göre tercih yapabilirsiniz. Fiyat üzerinde yapılan tetkikler, uygulama, tedavi, ilaç gibi faktörler etkili olmaktadır. Başarı oranı yüksek olan tüp bebek merkezlerinin fiyatlarının daha fazla olduğu görülmektedir.

Ülkemizde tüp bebek tedavisi için kurumlarla anlaşmalı merkezler tercih ettiğinizde gideriniz azalacaktır. Eğer kurumlarla anlaşması olmayan tüp bebek merkezlerini tercih ederseniz tüm aşamalar için ortalama 10000 TL gibi bir miktar hazırlamanız gereklidir. Bu miktar daha düşük ya da daha fazla olabilir. Yapılan uygulamanın ne şekilde olacağı da fiyat konusunda etkilidir.

Tarihsel Gelişimi

Robert Edwards
Robert Edwards

Tüp bebek uygulamasının gelişimi 1960’lı yıllara dayanmaktadır. İngiliz bilim adamı Robert Edwards tarafından farelerde gelişimsel genetik çalışması yapılması bu uygulamanın temelini oluşturmuştur. Sonrasında Patrick Stepto isminde bir jinekolog ile beraber çalışan Robert Edwards, birçok başarısız denemenin ardından 1978 yılında doğal siklus yöntemiyle ilk bebeğin sağlıklı olarak dünyaya gelmesini sağlamıştır.

1984 yılından itibaren daha hızlı bir süreç yaşanmıştır. 1986 yılında yumurta dondurma yöntemiyle ilk hamilelik sağlanmıştır. 2001 yılına gelindiğinde ilk kez tek embriyo transferi sağlanmıştır. 2004 yılında ise, dondurulmuş yumurta dokusundan sağlanan embriyo ile ilk hamilelik meydana gelmiştir. Ülkemizde de 1984 yılından itibaren tüp bebek çalışmaları yapıldı ve 1994 yılında ilk tüp bebek merkezi Ankara’da hizmet vermeye başladı. 2007 yılından itibaren tüp bebek için devlet desteği uygulaması yürürlüğe konuldu.

2+